Çok Mum Yaktım Karanlığa

çok-mum-yaktım-karanlığa



Çok Mum Yaktım Karanlığa

- Çok mum yaktım karanlığa, söndürdüler her defasında! Bir yel esti sevdiklerimin dudaklarından mumlarıma! Kime el uzattımsa, hep havada kaldı varlığım gibi ellerim bir başına "Çokta önemli" değildim galiba kim neden tutmasın ellerimi yoksa(!) Hep bir başına yürüdüğüm yollarda bir gölge aradım yanımda. Üzüldüm o gölgelerin izi ters yöne doğru olunca Üzülsem de küsmemiştim; ama kırıldım artık ellerimi tutmak yerine beni itmek için ellerini kullandıklarında! Bir beyaz kağıttı içim; kimleri nasıl hatırlamam gerektiği ne benim seçimimdi ne tercihim Bu gün nasıl hatırlıyorsam sebep kalemi kimin nasıl tuttuğudur ellerinin! Güvenmek söylendiği kadar kolay değil İnanmak, sevmek, sarılmak hiç bir kelimenin sözlükteki karşılığı bugün mevcut değil Yarabandı mesela; hiç bir işe yaramıyor yaralarda, düşmüş çocukların dizlerinden başka! Bir adıma karşılık çok adım attım onlarca Ama yetmemiş olacak ki; ne bir el buldum karşımda, ne de ayak izlerinden başka bir şey vardı arkalarında! Yapayalnız, bir başıma, kendim için bir mum yaktım karanlığa! Gözden kaçırmasın burdayım demek için hayata! Hem artık kimseler de yok, üfleyip söndürecek "yanımda"
Paylaş

ömer faruk yılmaz

  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
  • Image
    Blogger Comment
    Facebook Comment

1 yorum: